Daktilo

blog'a geri dön

9 yorum var - 25 Şubat 2008 03:53

Hayat yüzde yirmibeş oranında daha ucuz olsaydı bize yine pahalı gelecekti. Sanki hayat bu şekliyle sadece orantısızlıklar içinde kurulmuş gibi. Kimin ne istediğini ve ne kadarını istediğini anlamak zor. İçimizdeki merak bu yüzden hala var. Hayatın bana en komik gelen yönlerinden biri, uzun zamandır anlam veremediğimiz şeylere bilimsel buluşlarla, felsefi öngörülerle o şeye ad vermeye çalışmamızdır. Bir gezegen keşfediyorlar. Binlerce ışık yılı uzakta ve hemen onu kaybetmemek için tanımlıyoruz. Tahmin edeceğiniz üzre ona çok tanrılı dinlerden kalma bir tanrı ismi ya da büyük bir imparatorun ismi veriliyor. Biliyorum çok çok uzun zaman sonra buradaki insan oraya gidecek. Bu gezegenin adı da Ahuramazda olsun. Alın size küçük bir koloni, yaşamaya uygun bir gezegen ve Ahuramazda. Kendilerinden önce birşey yok. Hayatlarına orada devam edecekler. Yani eğer bu hikaye böyle devam ederse insan denilen hayvan aslında rastgele bulmuyor demektir. Hep bir ilk neden var. Anlamsız ya da boş ama bir ilk nedeni var. Düşünsenize, acaba dünya ismi milyarlarca yıl önce taptığımız hangi tanrıya ya da imparatora aitti. Tabi bu yazıyı yazarken kafamda deterministik bir bakış açısı olduğu için nedensel geliyor olabilir. buradan şu sonucu çıkarabiliriz. İnsan anlam vermeye yatkın meraklı bir maymundur. Başka da birşey yapmıyor gibiyiz.

eline sağlık :)))))))))) ( koptum ben yav )

Ercestbeau  03 Mart 2008 14:19  

Süper yazmışsın bu sana mi ait :-) , ilginç bir yaklaşım konunu başlangıcı zaten koparmıştı beni amca oğlu :)

Ercestbeau  13 Mart 2008 15:10  

En parlak buluş...Tanrı.

basilisk  21 Mart 2008 12:11  

iyi teori

sareh  27 Mart 2008 13:20  

http://turan-dursun--kutuphanesi-.sosyomat.com/
Hazır gelmişken burayı ilan panosu gibi kullanabilir miyim?

Bizim Charles   14 Nisan 2008 17:49  

insan felsefe ile tüm rotası sapmış,ucsuz bucaksız düşüncelerine bir anlam yükleyebilir..gerçeklerle(!)oyalanmak niyetinde ise de bilimle....

gehanne  18 Nisan 2008 03:14  

insan üzerine yapılan ''kesin tespitler'' ya yanılgıdır ya da yalan.
bakın, bilmem kaç yıllık yazılı süreçte ne maskeler ne kostümler yakıştırmıştır kendine insan...
insan, ancak arayış sürecindedir.
ne kendinin ne de dış varlığın anlamını çözememiştir henüz.
böyle bir idiası olan varsa bize de anlatsın da biz de öğrenelim varlığın anlamını.
insan maymundan evrimleşmişse eğer,ki, öyle görünüyor, şu kadarı bilinmeliki, insan artık maymun değildir ve maymun gibi de yaşamamaktadır...
gerek bilincini, gerekse duygularını geliştirmiş ve evrensel hümanist bir ahlak olgusunu sahiplenmiş ve kabul etmiştir... din,sanat,felsefe,bilim.
madde anti-madde ve sonsuzluğa uzanan bir süreç, düşünme ve çözme süreci...
ama, burda tıkandığımız yer, sonsuzluk olgusu,çünkü sonsuzlukta insan mutlak'a ulaşamaz...
bunu içselleştirmek ve özünü anlayabilmek için, sonsuzluk nedir diye sormalı insan, kendine!... nedensellik ilkesi, belli nedenlerin belirli sonuçları doğuracağını iddia eder.doğrudur da. ancak, bildiklerimizi kapsar bu...
sonsuzluksa, insan için hep sonsuzluk olarak kalacaktır. yani, insan için hep bilinmeyen birşeyler olacaktır...

depresifik  18 Nisan 2008 06:11  

insanların şu anda sahip olduğu teknolojisini ve medeniyetini kaybetmeyeceğinin garantisi yok bence.bi geriye dönüş ve sıfırdan başlayış olabilir.kim bilir belki maymuna dönüşürüz tekrar:)

turinturambar  27 Haziran 2008 00:46  
bu yazıya puanı basanlar: